“Tecavüzcü Turkcell”e geri dönüyorum…

Elbette tecavüzcü olduğu için değil: Turkcell yurtiçinde açık ara iyi bir operatör. Vodafone ise Red ile yurtdışındayken, veri (internet) hakkımızı yurtiçindeki gibi kullanma özgürlüğünü yaratarak -özellikle sıkça yurtdışına çıkan herkesi- müşteri yapmayı bildi.

Vodafone Red’in bu çekici buluşuna Turkcell bir iki tarife ile cevap vermeyi denedi ama son derece cılız öneriler olduğu için kabul görmedi. Yurtdışındayken her gün konuşmanın bilmem kaç dakikasını, internetin ise -ihtiyacım olan bu olduğu için burasını iyi hatırlıyorum- sadece 50mb’ını kullanma hakkınız vardı.

Geçen gün Abdi Güzer’le sohbetimizde Turkcell’in de artık yurtiçindeki tarifeyi aynen yurtdışında kullanma olanağı (günlük 9 TL ödemeli ki bu son derece kabul edilebilir bir öneri) sunduğunu öğrendim. İlk bir iki telefonda Turkcell’den bilgi alamadım ama bir yürüyüşte Şaşkınbakkal’daki Turkcell’den öğrendim. Evet öyle.

Üstüne üstlük Turkcell’in tarife yapısı çok daha iyi. Vodafone bana kullanmadığım 10.000 dakika konuşma ve 10.000 sms’i sunmaktan bıkıp usanmadı. Turkcell’in geçeceğim tarifesi 50gb internet, 1.000 sms ve 1.000 dk konuşma.

Gelelim tecavüz meselesine. Bilindiği gibi Turkcell yönetimine birkaç yıl önce kayyumlar atandı, yönetimi devletin elinde demek yanlış olmaz. Bugünkü iktidar anlayışı sadece vakıfları desteklemekte değil, her türlü konuda son derece taraftar ve kinci. İktidarın uygulamalarına muhalifseniz fişleniyorsunuz. Herhangi bir partili olmanıza gerek yok, sırf muhalif olmanız fişlenmeniz ve desteklenmemeniz için yeterli. Son derece yüksek nitelikli bir iş yapıyor olsanız bile fişleniyorsunuz yaptığınız işe devlet nezdinde destek bulamıyorsunuz.

Bunun doğal sonucu olarak da bugün devletten destek bulmak için nitelikli iş yapmanıza gerek yok. Sırf iktidara yakın olmak, iktidar gibi olmasanız bile öyle görünmek, mesela deli gibi içki içiyorsanız bile içmiyormuş gibi ortalarda olmak falan devlet pastasından pay almanın koşulları.

Ha Ensar Vakfı bu işin ana damarıdır. Olabilir…

Tecavüzcü Turkcell’i bırakıyorum demek THY ile uçmam, İBB’nin araçlarına binmem, İGDAŞ’tan gaz kullanmam hatta vergi vermem gibi bir şey. Evinizde kullandığınız interneti sağlayan TTNET ya da Turksat farklı mı? Onların da sponsorluklarına baksanız aynı çirkin durumu görürsünüz. Ya da THY ya da devlet kaynaklarını kullanan herhangi bir kurum.

Yorum yapın