Yılan Hikâyesinin de Ötesine Geçen Bir Proje Elde Etme Süreci: Manisa Belediyesi

Yaklaşık 5 senedir zamanımın en önemli kısmını yarışmalara ayırıyorum. Yarışmayla Yap çatısı altında daha fazla yarışma açılması, açılan yarışmaların niteliğinin iyileştirilmesi ve elbette yarışmaların birer binaya, parka, kentsel düzenlemeye dönüşmesi için çabalıyorum. 2010’dan bu yana açılan tüm yarışmaların süreçlerini biraz dağınık ve kontrolsüz de olsa ele aldık, sırası geldikçe de alıyoruz. Bunlar Yarışmayla Yapılıyor etiketi altından takip edilebilir.

Aslında kısacık haber yaptığımız her bir yarışma sürecinin ne hikâyeleri olduğunu da biliyorum. Bunlardan bazılarını daha uzun haber de yaptık. İlk kez ise bir süreçle ilgili görüş yazıyorum. Manisa Belediye binası tasarım süreci kendim de içinde olduğum için yakından takip edebildiğim ve Türkiye’deki pek çok yapısal sorunu bir arada gösterebilen bir süreç olduğu için önemli.

Manisa’nın kendisine bir belediye binası elde etmek için son 10 yıldaki çabası kabaca şöyle anlatılabilir:

Manisa Belediye Hizmet Binası Ticaret Merkezi ve Kentsel Mekân Düzenlemesi Ulusal Mimari Proje Yarışması

Yarışmanın ilanı:
Son teslim tarihi:
Yarışma tipi:
Yarışmayı kazanan:
İdare:
Yarışmanın Yeri:
Fonksiyon:
25 Kasım 2005
3 Mart 2006
Serbest, ulusal
Evren Başbuğ, İnanç Eray, Ceyhun Baskın, Özcan Kaygısız
AK Parti Kent Belediyesi
Forum Magnesia’nın bulunduğu yer ve yanındaki parsel
Belediye binası ve AVM

 

Manisa Belediyesi Hizmet Binası ve Çevresi Ulusal Mimari Proje Yarışması

Yarışmanın ilanı:
Son teslim tarihi:
Yarışma tipi:
Yarışmayı kazanan:
İdare:
Yarışmanın yeri:
Fonksiyon:
11 Şubat 2011
24 Haziran 2011
İki kademeli, ulusal
Kerem Piker, Mehmet Can Anbarlılar
MHP Kent Belediyesi
Eski Manisa Otogarı’nın olduğu alan
Belediye binası ve pazar alanı

 

Manisa Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası ve Çevre Düzenlemesi Mimari ve Kentsel Tasarım Uygulama Projelerinin Hazırlanması İşi

İhale ilanı:
Sonuç ilanı:
İhale tipi:
İhaleyi kazanan:
İdare
Yarışmanın yeri:
Fonksiyon:
17 Haziran 2015
20 Kasım 2015
Danışmanlık – Belli İstekliler Arasında
Nokta Planlama Mühendislik İnşaat Limited Şirketi
MHP Büyükşehir Belediyesi
Eski Manisa Otogarı’nın olduğu alan
Belediye binası

 

Yarışma süreçleri zaten Arkitera.com’da tüm ayrıntıları ile verildi. Bunlara Arkitera.com’dan kolayca erişilebilir. Bilgisi Arkitera.com’da bulunmayan ihale ile ilgili EKAP’tan alınan ilan ve sonuç ekran görüntüsü ise altta:

İlk yarışma ile ikinci yarışma arasında hem arsa hem de siyasi parti değişiyor. Siyasi parti ve arsa değişikliğinin olmadığı durumlarda bile devlette sürekliliğin değil de bir öncekinin yaptıklarını görünmez kılmanın asıl olduğu ortamda ikinci yarışmanın açılma kararı anlaşılabilir.

Ancak ikinci yarışmadan sonra değişen çok az şey var: Belediye Başkanı, siyasi parti ve arsa aynı. Manisa’nın büyükşehir belediyesi statüsünü kazanması ise bu aşamadaki önemli gelişme. Öte yandan ikinci yarışmada kazanan Kerem Piker & Mehmet Can Anbarlılar tasarımı öneri oldukça esnek, rahatlıkla yapılacak düzenlemelere ve büyükşehir yapılanmasının gereksinimlerine cevap verebilecek düzeyde.  Ancak idare ile 1. Ödül sahibi hiç kimsenin anlayamadığı bir şekilde uzlaşamıyorlar. Jürinin tüm uzlaştırma çabaları da sonuçsuz kalıyor.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün Mart 2016’daki kendi ifadelerinden ve Emre Arolat Architects’in Ekim 2015’te yaptıkları bir sunumdan EAA’nın da projeye dâhil olduğu anlaşılıyor.  İhale sonrası EAA sürece nasıl dâhil oldu bu yazının ve de yarışma süreçlerinin konusu değil, açıkçası beni hiç ilgilendirmiyor da.

Ancak mimarlık ortamını yakında ilgilendiren şöyle bir soru sorabiliriz:  EAA yarışmayla tasarlanmış bir alan için öneri sunmasa ne olurdu?

Burada iki konuyu daha vurgulamakta fayda var. Birincisi idarelerin yapılarını iyi yaptırmak istemeleri ve bunun için hem işi iyi yapacağını düşündükleri hem de ülke çapında tanınmış bir mimara teslim etmek istemeleri çok doğal. Bu doğallığın sonucu olarak da en çok aranan ve talep gören ofislerden birisi EAA olsa gerek. Yani belediyenin EAA’ya işi yaptırmak için bir taleple gittiğinden pek kuşkum yok. İkincisi ortamın Emre Arolat’la ilgili bir pas gelse de gol atsak diye beklediği de çok açık. Bu yazının ana omurgasını Emre Arolat eleştirisinin oluşturmamasını ve sistemi sorgulamaya daha fazla enerji harcamamızı umuyorum.

Bu noktada yazıyı hazırlarken yaptığım görüşmelerden şunu da aktarmam gerek: Emre Arolat, idareye işin içerisinde Kerem Piker’in de yer alması şartıyla işi kabul edeceğini belirtiyor. İşin alınmasından sonra EAA ofisinde gerçekleştirilen tasarım toplantısına Kerem Piker de dâhil ediliyor. Kerem Piker ise ilk toplantı sonrası kendi tercihi ile süreç içinde daha fazla yer almak istemiyor.

Sonuç

Neden idareden şikâyetçiyiz? Neden bir mimarlık ofisinden eline gelmiş olan bir işi yapmaması gibi -biraz saçma- bir beklenti içine giriyoruz?

Mimarların kendi iç hukuklarını düzenleyen bir belge olsa ve bu belgede bir meslektaşın yarışma kazandığı yer için başka bir mimarın öneri sunmasının gayri etik olduğunun altı kalınca çizilse ve yaptırımları olsaydı ne idareden ne de sonra yapılandan, ihaleyi kazanan ve uygulayanlardan hiçbir beklentimiz olmayacaktı. Ah örgütsüzlük, ah…

Meseleyi iki platformda ele almak mümkün. Bunlardan birisi meslek etiği ve bununla bağlantılı olarak örgütlenme. Ama bu işin bir de mevzuat boyutu var aslında.

Yarışma da bir ihale kabul edilecek olursa (öyle) aynı yer ve konu için iki kez ihale düzenlemek kamu zararı oluşturuyor. Hem ilk yarışmanın tüm süreçleri tüketilmiyor yani 1. Ödül sahibi ile anlaşılamadığı imza altına alınmıyor, 1.Ödül ile anlaşamayan idare 2.Ödül sahiplerine (Seden Cinasal Avcı, Ramazan Avcı) anlaşamadığını tatmin edici bir şekilde anlatan bir açıklamayla gitmiyor. Tüm bunların yerine tamamen sessizliğe bırakılan, adeta uzayda kaybolmuş bir uydu gibi salınan bir süreç ve ardından gelen ihale…

Bu yarışmanın sonu mutlu bitmiyor.