Yeni Ucube Fikirtepe

Hata çok. Suç çok… Ama sanırım bunların en büyüklerinden olup çok az tartışılanı Fikirtepe. “Parsel ölçeğinden ada ölçeğine büyü de gel, emsalini (yeni başlayanlar için kısaca inşaat alanını diyelim) ikiyle çarpayım” matematiksel yaklaşımıyla, içinden çıkılması neredeyse olanaksız yeni bir kanserli kentimiz var. Her gün yükseliyor, her gün yeni adalara sirayet ederek zaten hasta olan bölgeyi çok daha öldürücü olan yeni hastalığıyla yok ediyor.

“Bu yeni olumsuz örnek kentsel dönüşümün önünde yepyeni kocaman bir sorun. Çünkü ondan sonra yapılacak kentsel dönüşümlerde artık hep o emsal istenecek, isteniyor da.” demiştim Haziran 2013’te. Emsal artışı durmaksızın sürüyor. Her gün akıl almaz yerlerde yeni emsaller görebiliyoruz. Bunlarda Fikirtepe’de yapılan hataların payı olduğu öne sürülebilir.

Fikirtepe’nin tarihçesi şöyle:

  • 9 Mart 2005 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1/ 5.000’lik planı yapılır.
  • Kadıköy Belediyesi 2010’a kadar 1/1.000’lik planı yapmaz. Bunun üzertine 1/1.000’lik planı yapma yetkisi Büyükşehir Belediyesi’ne geçer.
  • 1/1.000 ölçekli Fikirtepe uygulama imar planı 14 Ocak 2011 tarihinde İBB Meclisi’nce oybirliği ile kabul edilir.
  • 2 Ağustos 2013’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Olur kararıyla, 6306 sayılı kanun kapsamında dönüşüme alınır.
  • Şubat 2014’te ilk inşaat ruhsatı verilir.
  • 14 Ağustos 2014’te 1/1.000 ölçekli plan askıdan iner.

Aslında Fikirtepe bize “yapılan kazılarda MÖ 5.000 yılına ait kalıntılar bulundu” diye öğretilmişti ama bunu zaten geçiyoruz. Hafızalardan bile silindi öyle ya.


Fotoğraf: Ömer Yılmaz

Bugün bölgede devam eden onlarca yeni inşaat var. Henüz tamamlanmış bir dönüşüm örneği yok ama birkaç ay içinde tamamlanacak olanlar var.

Fikirtepe savaş filmlerine set oldu. Yükseklik kısıtlamaları ile sık sık gündeme geldi. Müteahhitler batırdı. Çantacı denen kavramı oluşturdu. Mimarlara tartışma konusu yarattı: kimi mimarlar “Fikirtepe’de proje yapmadım, yapmam.” diyerek övündüler. Kimileri bol bol çizdiler orası için.


Fotoğraf: Ömer Yılmaz

Aslında bu büyüklükte ve on binlerce kişiye ev sahipliği yapacak bir kent parçasının dönüşümü için çok kısa olan 10 sene içinde oldubitti her şey. Bu 10 sene içinde Tabanlıoğlu Mimarlık bölgede iş yapan tüm geliştiricileri kendi ofisinde bir araya getirerek bir mastır plan yapabilir miyiz acaba denemesi yaptı. Elbette bu deneme Tabanlıoğlu için aynı zamanda bir iş alma potansiyeli de taşıyordu. Kentsel Strateji, KCAP’ye bölgenin mastır planını hazırlattı. Neden, kimin için bilmiyoruz. Bu deneme Erdoğan Bayraktar’ın 17-25 Aralık ile görevinden ayrılması ile yarım kaldı.

Hem Tabanlıoğlu hem de Kentsel Strateji’nin denemeleri kapalı süreçler olduğu için ancak bu kadar biliyor yazabiliyoruz. Kapalı olmalarını da koşulsuz eleştiriyorum elbette. Ancak yine de her iki deneme de “bu alana bütüncül bakan birisi yok mu!” isyanına yakalanan fırsatla verilen cevaplar.

Avrupa’da bunun onda biri büyüklüğünde bir dönüşüm söz konusu olsaydı üzerine titrenirdi. Bizde dönüşüm adaların kendi içlerinde oluyor. Yollara bağlantılar, sosyal yaşam, çevre, park ihtiyacı, donatılar kimin umurunda demek zorunda kalıyoruz.

Yapılı çevre mevzuatımızda da kültürümüzde de ciddi sorun var. Bunun sonuçlarından birisi Yeni Ucube Fikirtepe.